O

Osman Yıldız

ANTALYA / ALANYAoy.iyiinsan.com

İnternet Aramalarınız İçin Yepyeni Bir Soluk

İnternet aramalarınız için yep yeni bir soluk

Mahallesini, Semtini Anlatmak İsteyenlere Fırsat

Haksızlık,Haber,Müjde,İş

Makale

Eğitecekleri eğitememek asıl skandal!

2018-03-31 00:00:00
Okunma: 1 | Yorum: 0

Eğitecekleri eğitememek asıl skandal!

En son yazımı 2 Haziran 2015 te yazmışım. İş ahlakı olmadığı
için AK ile karanın karıştığını anlatmaya çalışmışım.

İş yoğunluğum nedeni ile yazmaya zamanım olmuyor. Fakat
aşağıdaki görüntü üzerine kendimi yazmak zorunda hissettim.

Açıklama MEB.gov.tr’den sitesinden aynen böyle

Duyurudan anlatılan şu.

Sınavlara giren öğrencilerden bir kısmı(sayı belli değil) 4 den fazla dersten
sınava giriyorlar. Fakat bu girdikleri sınavlara verecekleri cevapları
kodlayacakları cevap kağıdı yok. Ve duyurudan anladığım bu sorun nedeni ile
ortaya çıkan kaosa çözümde üretilememiş. Yarında aynı sorun yaşanacakmış.

Bu hatayı yapan kurum kim. Eğitimcileri koordine eden kurum.

Bu büyük bir skandal.

Bu skandalı bakalım basın ve halk algılayabilecek mi?

Gerçekten eğitimde kalite arayanların bu skandalı ortaya
koymaması demek her devrin adamlarının devreye girip menfaat birliği ederek
geleceğimizi çalmaya devam etmeleri demek.

Bu saate kadar konuyu gündeme taşıyan hiçbir yazı görmedim. Her
fırsatta doğrudan manipüle edilmiş haberlerle Akparti’ye açıktan saldıran
Cumhuriyet konuyu gece geç saatlerde;

 “MEB özür diledi.
Açıköğretim sınavları tekrarlanacak” başlığı ile  haberleştirdi. Fakat konuyu algılayamadıkları haberden
net olarak belli.

Metinde yarın yapılacak sınav için bugünden acziyet ilan
edildiğini bile anlayamamış Cumhuriyet editörleri.

İşte asıl skandal bu! Eğitimcilerin ne kadar aciz olduklarını
anlatan durum bu.

Bu zihniyetteki bir teşkilat hiçbir kişiyi doğru eğitemez.
Bu zihniyetteki kadrolara www.opetanadolulisesi.com daki projeler anlatılmaz.
Bu zihniyetteki insanların yetiştireceği kadroların işgal edeceği yerlerden
Ülkemizde gelecek olmaz.

Neden İŞAHLAKI olmadığı için AK ile kara karıştı dediğimin
ispatı bu.

2 Haziran 2015 ten sonra yaşanan süreçleri çok kısa
başlıklarla hatırlayalım.

7 haziran 2015 seçimleri sonrası hükümet kurulamadı.

Hükümetin yolsuzluklara bulaştığı iddiası olanlar, başta Ana
Muhalefet partisi olmak üzere Cumhurbaşkanımızca alınan erken seçim karar
nedeni ile zorunlu olarak kurulacak olan hükümete bakan vermediler.

Ben yolsuzluk iddialarında bulunan muhalefetin bakan
vermemesini anlayacak zeka kapasitesine sahip değilim.

Öyle ya seçime gidiliyor. Muhalefette bakanlıklarda
yolsuzluk olduğunu iddia ediyor. Ver bakanı denetlesin. Sizden olan bakan,
atandığı bakanlıkta olan yolsuzluk işlemlerini açıklasın.  Siz de iddianızı ispatlamış olun. Hem de seçimi
kazanın. Yok öyle bir şey olmadı.

21 Temmuz 2015 sonrası KÜRT kardeşlerimizin oyunları görerek
vatanımıza sahip çıkmaları gerçek anlamda Ülkemizin bölünmesini engellemiştir.
Ülkemizin ortak paydasının ırk temelli olmadığının en büyük ispatı KÜRT
kardeşlerimizin gerçekten kardeş olduklarını ortaya koymalarıdır.

1 Kasım 2015 seçimleri ile Akparti tekrar çoğunluğu sağladı.

1 Mayıs 2016 günü ziyaretime gelen Fetönün KPSS sınavlarına
hazırlık amaçlı çalıştırdığı bir dershanenin müdürü olan Erdal Yalvaç, açık
açık en geç 2 ay içinde her şeyin değişeceğini söyledi.

İnanamadım.  Dilim
döndüğünce 17-25 Aralık olayında hırsızlık olmasının mümkün olmadığını
anlatmaya çalıştım.

Şöyle bir örnek vermiştim.

Kastamonu’lu olduğunu söyleyen bu müdürün köyünde boş
bekleyen arazileri varmış.

Ben gelsem sana desem ki gel sen, bana bu arazileri kiraya
ver. Bende bu arazilere fabrika kurayım. Köylülerine iş sana gelir olsun. Senin
cebinden bir tek kuruş para çıkmasın. Dahası belli bir süre sonra buraları
tamamen sana bırakayım.

Ben fabrikayı kurarken işimi bir an önce bitirmek için, hantallığı
yenmek için bürokrasiye rüşvet vereyim.(Rüşvet her halükarda suçtur. Hiçbir
şekilde rüşvet savunulamaz. Burada Ülke ve millet menfaatini anlatmak için
rüşvet açık açık kullanılmaktadır.)

Ben iş adamı olarak böyle bir işler yaptım diye sen hırsız
olur musun? Sen veya köylülerin zarar görür mü?

Bunu anlatmayı başaramadım kişiye. Ve ben ne dersem diyeyim
kişi en geç 2 ay içinde hırsızları içeri tıkacağız dedi durdu.

Sonuçta arabasını satıp Bankasya’ya yatırdığı için arabasız
3 çocuğu ile Avcılardan toplu taşımla Celaliye’ye gelen bu misafirim niye
geldiğini ben anlamadan gitti.

15 Temmuz 2016 darbesi ile kızımla gittiğimiz Kumburgaz
Emniyet müdürlüğünde selalar okunduktan sonra gelen CHP’lileri görünce darbenin
başarısız olacağına emin oldum.

Çünkü selaların öncesinde tanıdığım CHP’liler askerleri
alkışlıyorlardı. Selalardan sonra ne oldu ise fikir değiştirdiler.

15 Temmuzdan sonra Kırgızistan’a hicret ettiklerini ifade
eden bu kişi ile yazışmaya çalıştım.

Eşinden eşime oldukça zengin yerde kahvaltı sofrası
eşliğinde bu mesaj geldi. Ve bir daha erişimimiz olmadı.

Şimdilerde zamanım oldukça FETÖ’nün tuzu kuru takımının
yazdıklarını okuyorum. Yazdıklarına yapılan yorumlardaki hakaretlere
tahammüllerini ise anlamakta zorlanıyorum. Hakaret yazanları engellemiyor
olmaları ise benim gerçek anlamda anlama kapasitemin dışında.

MHP’nin 1 Kasım 2015 seçimleri sonrası net siyaset
değişikliği ile 16 Nisan 2016 referandumu yapıldı.

Ben “HAYIR” cephesinin savunduklarına da, seçim sonuçları ile
ilgili olarak ortaya attıkları iddialara da anlam veremedim. “HAYIR” cephesi
savunucuları kadar zeki olmadığım için sanırım algılayamıyorum.

Çünkü yeni seçim sistemi iddiası olan tek kişinin iddiası
ile ortaya çıkıp tek başına halkı arkasına alarak hiç kimseye gebe olmadan
yönetime gelme imkanı sağlıyor.

Yeter ki kişi liyakat sahibi olsun. Burayı da geçiyorum.

Kendimce dolu bir insanım. ADALETLİ bir Dünya’nın mümkün
olduğuna inanıyorum. Ve bu uğurda gücüm yettiğince çalışmalar yapıyorum. Kurulduğu
günden beri AKPARTİ üyesi olduğum halde hiçbir dönemde teşkilatlarında görev
almadım. Zaman zaman büyük projeler için İlçe teşkilatlarındaki kişilerle
görüşürüm. Genelde de ayırdığım zaman için üzülürüm. Çünkü görüştüğüm kişilerin
hiç birisinin kapasitesi yeni bir şey ortaya koymak için yeterli değil.

Yeni yapılanma süreçlerinde değişen bir şeyler olup
olmadığını bilmiyorum. Pekte umurumda değil.

Bu vatanın ben gerçek sahibiyim. Benim gibi gerçek sahibi
olanların varlığı ile bu vatan eninde sonunda Dünya’da hak ettiği yere
gelecektir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ideallerini paylaşanların hiçte
azımsanmayacak kadar çok olduğuna eminim.

Bu notları düştükten sonra 2 Hazirandan sonra yazmayı
bıraktığım halde neden bugün yazdığıma gelmek istiyorum.

Son seçim sistemi değişikliği nedeni ile yapılan
tartışmalardaki sandık başkanlarının memurlardan seçilmesi kabul edildi. Bu
skandalı fark etmeyen kadroların olduğu memurlar.

Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bu vatanı gerçekten seven
kişilerin işi çok zor.

Gelin asıl skandalları görelim. Gelin Milli Eğitimi önce
eğitelim.

Saygılarımla

<- Makale listesine don

Yorumlar

Henuz yorum yok.

Yorum Yaz